Açık Üniversite Konferansları
Sevgi dolu, barışçıl ve ebediyen umutları olacak bir insanlık için...

Çocuk, güvendiği biri tarafından şiddete uğruyor, kimse kendisini korumak için bir şey yapmıyorsa, masum dünyası kartondan bir ev gibi yıkılır ve çocuğu dehşete düşüren nevrotik bir çökmeye sebep olur. Çocuğun içinde bir yeraltı savaşı başlar. Zamanla kafası, kolları, bacakları kopmuş bir beden, çaresiz bir torsoya dönüşür....

Neden kıydın bu insanların canına? diye sorduğunuzda
Çocukken benim de canıma kıyıldığı için diyecektir.

25 Kasım 2017 - Cumartesi
11:00 - 14:30
İstanbul Bilgi Üniversitesi
Santral İstanbul Kampüsü
E1 - 301
45 TL

Bu konferansın tüm geliri Myanmar Rohingyalı çocuklara insani yardım ve Türkiye’de çocuk istismarını önleme projeleri için kullanılacaktır.

Konferans, 18 yaşını doldurmuş herkese açıktır.

Program Akışı

11:00 Konferans - 1. Bölüm
Ve Zulüm ve Zalim ve Ölüm: Şiddet, Ensest ve Yarattıkları Tahribat
12.00 Ara (30 dk)
12.30 Konferans - 2. Bölüm
Ailedeki Barıştan, Toplumsal Barışa
Nasıl başa çıkabiliriz?
Nasıl İyileştirebiliriz?
Nasıl Önleyebiliriz?
14.30 Bitiş

Konferans Hakkında

Savaşın olmadığı zamanlar dünyanın barış içinde yaşadığını düşünüyorsak yanılıyoruz. Çocuklarımız ve kadınlarımız evlerde, sokaklarda, okullarda şiddetin binbir çeşidine maruz kalıyorsa bu da bir savaştır! Bu savaşı önlemek için birşeyler yapmaz isek nesilden nesile derinleşerek devam edecek. Diğer bir deyişle, şiddet babadan oğula, mağduriyet de anneden kıza geçecektir.

Yaşamımızın hemen hemen her alanında karşımıza çıkan şiddet, çığ gibi giderek büyüyen ve önüne geçilemeyen bir şekilde birçoğumuzun hayatını, fiziksel ve ruhsal sağlığını ve huzurunu etkileyen gizli bir tehlike olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor. Şiddetin bu denli yaygın olması da ne yazık ki yaşamın aslında kaçınılmaz bir parçasıymış gibi sessiz bir kabulü de beraberinde getiriyor.

Ailenin ne pahasına olursa olsun korunması gerektiği inancı aile içi şiddetin göz ardı edilmesinin nedenlerinden biridir. Oysa, bu görmezden gelmenin bedelini toplum olarak ağır ödüyoruz. Çünkü şiddet sadece bireyi değil toplumu da fazlasıyla yaralar. Çocukların ve kadınların cinsel olarak taciz edilmesi ve önleyici çalışmaların yetersizliği ahlaki ve dini inançları tehdit ederek toplumsal yozlaşmaya, yabancılaşmaya, barışçıl toplumsal işleyişin bozulmasına neden olur. Evdeki barıştan toplumdaki barışa için bir çocuktan katil, tacizci, mağdur yaratan şiddet dili ve pratiğini sorgulamalı, değiştirmeli ve önlemeliyiz.

Hep birlikte yapabiliriz bunu!

Konferanstan elde edeceğimiz kaynak
Myanmar Rohingyalı çocuklara insani yardım ve Türkiye’de çocuk istismarını önleme
projeleri için kullanılacaktır.